Zaman Üzerine
Zamanı anlatmak için benzetmeler yapılır. Bazen durmaksızın akan nehirlere benzediği söylenir, geriye dönmezliği sebebiyle. Bazen de bir hapishaneye, onu aşmak mümkün olmadığı için. Ben zamanı, gururu kırılmış bir ordunun geri çekilmesi olarak görüyorum. Böylece onun anlamsız, hissiz ve ket vurulmaz devingenliğini açıklayabileceğimizi düşünüyorum. Geçmiş, haksız bir savaşın ilk kurşunu oluyor bu durumda. Gelecek ise evde boynu bükük bekleyen erken büyümüş çocuklar ve sefaleti metanetle dize getiren onurlu bir kadın. Üstelik teşbihim, insanın zamana hükmedemezliğini de açıklıyor. Çünkü ne ilk kurşun rasyonel bir sebebe dayanıyor ne de kaybedenin neden kaybettiğine dair bir izah var. Katillerin ve maktüllerin inandıkları yalanlar vaktin ilerideki istasyonlarına varabiliyorlar yalnızca. Geri kalan her şey sonsuz döngüye sıkışıyor. Zaten bu yüzden umut, her nesneden çok bir kum saatine benziyor.