Kayıtlar

Mayıs, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İŞKENCE

Yüz yüzeyiz. Rûberû. Benim elimde bazı fotoğraflar var. Ne zaman çekildiler, kim tarafından, kimin için? Zamanı aşmak isterken ona hapsolduğumuz karelere bakıyorum. Tanıdık yüzler var içlerinde. Karşımdaki yüzü o karelerde arıyorum fakat bulamıyorum. Yakın zamanda çekilmiş olmalı fotoğraflar. Hepsinde suratım asık. Oysa eskiden güler yüzlüydüm. Neden sonra tebessüm çehremi terketti. Fotoğraflara bakıyorum yine, dikkatlice. Şu diyorum, eski dostum. Onunla kuş avlardık eskiden. Eskiden? O zaman yanıldığımı anlıyorum. Bu fotoğraflar yeni değil. Karşımdaki yüz ekşiyor. Çelişkilerden hoşlanmadığı belli. Kim ki o? Bilmiyorum. Hafızamı yoklamam gerektiğini söylüyor. Kendi iyiliğim için. İyiliğimi istediğine göre bir arkadaşım olmalı diye tahmin ediyorum. Tanıyamadığım için mahcup hissediyorum. "Özür dilerim." diyorum, kalbim bir yetimin kalbi. Sinirleniyor karşıdaki. Özür dilenmesinden de hoşlanmadığı anlaşılıyor böylece. Ne istiyor benden? Belki de fotoğraflarda kendisini bulamayı...

Doğru ve Yanlış Üzerine

"Yanılgılar, doğruların 'hayata merhaba' faslında döktükleri ilk gözyaşlarıdır. Yaşamın çetin sınavları ile yüzleşmek nazari açıdan kusursuz görünen doğrunun ciğerlerini yakar. Oysa bu durum varlığının idamesi için gittikçe zorunluluğa dönüşecektir. Hiç yanılmayanın doğrusu ise zaten ölü doğmuştur." * "Okuma faaliyeti öğrenmek ve edinilmiş bilgileri sınamak amacıyla yapılır. Doğruluğundan şüphe edilmeyen ve edilmeyecek olan kanaatleri tasdik için değil." * "Her hangi bir konu hakkındaki fikrinizi değiştirmeniz karakter zafiyetiniz olduğu anlamına gelmez. Esas, eksiklikleri ve kusurlu yanları gün gibi aşikâr olan eski düşüncelerinizde tutarlı görünmek adına ısrarcı olmanız hakikatle olan ilişkinizin laubalileşmesine ve haliyle şahsiyetinizi yitirmenize neden olur."

Beklenmeyenler Üzerine

Daralıyor yürek, genişlesin diye zihin. Cümleler kendi kendilerini toparlıyor. Boşluk önce kısık seslere karşı bir duyarlılık kazanıyor, sonra dönüyor yine baş döndüren durağanlığa. Yüzler, bir diğerinde suçluluk emaresi aramaktan ötürü eprimiş, kıvrımlarında aldatılmışlığın ipek kalpli gazileri dolanıyor. Işık yok, hem de hiç yok. Mutlak yokluğu tadan hiç cayar mı o sefadan? Öyleyse pek hazin, bir daha da olmayacak. Tereddüt ediyorum, tarihe olan inanç mı kaybedildi ilkin yoksa krallara duyulan güven mi? Sıralama mühim. Kronoloji gerçekliğin esasıdır. Belki de değildir. Buna karar vermeye cüretim yok. Küstahça bir hikmet savursam, çarpsam dünya telaşını sürdürülebilir kılan beşeri değerlerin suratlarına... Yapamam. Çünkü onurlu eylemler çoğu zaman nezaketinizden taviz vermenizi icap ettirir. İnsanlık alemine kibarca dalkavukluk etmek daha cazip duruyor. Bize iyiliği ve kötülüğü bildiren de insanlığın hafızası işte. Onun parçası olup ona karşı durmak için Don Kişot olmak gerek. Sahi ...