İntihar Damlası

Yazın yağan yağmurun kışkırtıcı bir tarafı var. İşlerin bildiğimizden farklı bir şekilde yürüdüğünü küstahça ima etmesi bir yana bütün rutinleri alt-üst etmede üstüne yoktur yaz yağmurunun. Azalet Bey bu dediğimi anlayacak insanlardan biridir.

Kendisi o uyuşuk Temmuz günü adeti olduğu üzere intihar etmek için salondaki avizenin çengeline takılı ipin tam altında duran sandalyeye çıkmıştı ki pencereye vuran yağmur damlalarının tıpırtısıyla irkildi. 50’lerinin başında olan bu sıkkın ve bıkkın adam, doğduğu şehirden bütün hayatı boyunca toplamda iki aydan fazla uzak kalmış değildi ve bu ayda yağmur yağdığına ilk defa şahit oluyordu. Nadiren gerçekleşen yahut ilk defa vuku bulan olaylar karşısındaki sakinliğiyle tanınan emekli mezarlık memuru bu sefer afallamıştı. Galiba sükuneti ve şaşkınlığa karşı bağışıklığı, doğal değil beşeri olaylar söz konusu olduğunda daha güçlüydü. Velhasıl intiharın hiçbir anlamı kalmamıştı artık. Zevk alamayacağını biliyordu.

On ay önce emekli olduktan sonra edindiği bu tehlikeli hobiye bugün ara verecekti. Aslında kendini asmaya niyeti yoktu. Tuhaf bir biçimde hayatta olduğunu bilmek onu memnun ederdi. Tek yaptığı salonun ortasındaki tabureye çıkıp boynuna bir ip geçirmek, sonra da birden ayaklarını bisiklet sürer gibi boşa sallayarak bir intihar oyunu oynamaktı. Nefesi kesilir gibi olunca da ayakları zemine zamkla yapışık olan tabureye biraz güçlükle tabanlarını basar ve oyuna son verirdi. Hayatını yıllarca ölülerin ahirete postalanmasından kazanan ve çok az dostu olan bu adamın ölümle ilintili bir oyun kurmasına şaşmamak gerek. Yazık ki bu zevkten o gün mahrum kalacaktı. Sinirle tabureden indi ve pencereyi açtı. “Ölüm duygusundan başka her şeyi çağıran bir hava.” diye söylendi. Söylenmeye devam ederek televizyon ünitesinin kenarında duran bir diğer ölümcül zevk kaynağına yöneldi. Sigarasını yakıp yakındaki tekli koltuğa çöktü ve sonraki gün aynı saatte intihar oyununu oynayana kadar koltuğundan kalkmadı.

Yazın sonuna doğru sıcak ve nem sebebiyle yumuşayan yapışkanın azizliğine uğrayıp taburesi devrilince son oyununda hayatını kaybetti. Emektarı ve sosyal güvenlik yasası uyarınca emeklisi olduğu Edirnekapı Mezarlığı’nda medfundur fakat kabrin ada-parsel numarasını ben de bilmiyorum. Toprağı bol olsun.

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beklenmeyenler Üzerine

İhtiyar Ozanın Sözleri (The Voice of The Ancient Bard by William Blake)